
Kızıl Ufuk Işık
Red Horizon Light Series, Bölüm 2
Yeni gezegenlerinde huzuru henüz yeni tatmışken, ormanın içinden çıkan bir yaratık ve onu son anda kurtaran gizemli bir el, Exa'nın hayatını yeniden altüst eder. Ardından gelen haber ise çok daha büyüktür: atalarının gerçek yurdu, hiç ummadıkları kadar yakındadır — Dünya. Ama köklerini aramak için çıktıkları bu yolculuk, Exa ve Akuji'yi hayal ettiklerinden çok daha karanlık bir gerçekle yüzleştirir. Kızıl Ufuk Işık Serisi'nin ikinci hikayesi, bir yuva bulmanın bazen sadece bir başlangıç olduğunu hatırlatıyor.
Bu hikaye, Kızıl Ufuk Işık Serisi'nin ikinci hikayesidir. İlk bölümü okumak, bu bölümün bazı kısımlarını daha iyi anlamanıza yardımcı olacaktır.
Hiç acele etmeden, ağır ağır çalışıyordu. Geçmişte, "Mağaraya yetişeceğim" diye arkasına bile zar zor bakarak koşuşturan Exa'dan eser yoktu artık; yaşadığı onca zorluğa inat, şimdi yavaşça hareket ediyordu. Devasa büyüklükteki nehirden tuttuğu balıkları sepetine koyuyordu ve ağını nehre tekrar atıyordu. Nehirde o kadar çok balık vardı ki, ağı atar atmaz içi balıklarla doluyordu, ağı çekince o kadar balığı sepetine dolduramayacağını fark edip avladıklarını tekrar nehre atıyordu. Sepetini doldurmak için acele etmiş olsa, kısa bir sürede sepeti dolacaktı ve geri dönmesi gerekecekti, doğanın güzelliğini doyasıya yaşamaya fırsatı kalmayacaktı. Geçmişin intikamını almak için ant içmişti ve yeni geldiği bu gezegenin tadını çıkarmaya sonuna kadar kararlıydı.
Yüce Meclis'in kontrolü altında olan bu gezegen, öğrenciler tarafından botanik araştırmalar için kullanılırken, büyük kalkışma sonrası okullar kapanınca öğrenciler gezegeni terk etmiş ve gezegen kendi kaderine bırakılmıştır. İnsanlar gezegenden uzaklaştıktan kısa bir zaman sonra gezegendeki vahşi hayvan sayısı artmış ve doğal yaşam, vahşi hayvanların lehine gelişmeye başlamıştır.
Dar orman yolundan yapraklara sürtünerek geçen Exa, kararmakta olan havayı yeni fark etmiş ve evine doğru ilerlemektedir. Geç kaldığının farkındadır ve arkadaşlarının onu aramak için koca bir ekibi seferber etmesinden endişelenir ve hızlı adımlarla ilerlemeye koyulur.
Ağaçların arasından zorlukla geçerken karşısına kocaman bir yaratık çıkar. Normal zamanda o bölgede yaratık olmaması gerekirken, yaratığın birden ortaya çıkması Exa'yı son derece korkutur. Yaratık, Exa'nın birikmiş korkularının tek vücut bulmuş hali gibidir. Boyu Exa'nın iki katına yakındır. Koyu kahverengi derisi, çentikler ve yaralarla kaplıdır. Parlak kırmızı gözleri öfkeyle parlamaktadır. Büyük ve dişlek ağzı son derece keskindir. Uzun ve sivri pençeleri, Exa'nın kalbini yerinden söküp atıyormuş gibi hissettirmektedir. Boğuk ve korkutucu sesi, Exa'nın kulaklarını tırmalar.
Exa'nın yüreği hızla çarpmaya başlar. Olduğu yerde donup kalmıştır. Exa, canından endişe ederek yaratığa bakarken, birden yaratığın yere düştüğünü görür. Yaratığın düşüşünü hayretle izlerken, başı dönmeye başlar ve bulanıklaşan gözleriyle bir insanın yanına yaklaştığını zorlukla fark eder.
— Sen de kimsin?
— Korkma, sadece seni korumaya çalıştım.
Exa kendine yaklaşanın kim olduğunu anlayamadan gözleri donuklaşır ve yere düşer. Bayılmıştır.
Exa'nın yaşadığı olaydan ve gizemli kahramanıyla taşışamamasından bir süre sonra, Tarık endişe ve heyecanla karışık bir vaziyette kızların yanına gelir ve bekledikleri o müjdeyi verir.
— Size bugün farklı bir haberle geliyorum. Getirdiğiniz mekik için bizimle iletişime geçtiler. Diğer boyuttan mekiği geri almak istiyorlar ve biraz önce bir kişi gezegenimize iniş yaptı. Bu arada gelen kişi ustamızın yakın bir arkadaşının kızı çıktı. Sizlerin yaşında. Umarım iyi anlaşırsınız.
Diğer boyuttan ustalarının tanıdığı birisi gelmiştir ve yeni taşındıkları gezegene pilotsuz bir şekilde gelen mekiği alıp geri götürmek istemektedir. Kızlar, mekiği kendilerinin getirdiklerini düşündükleri için korku ile karışık bir heyecan yaşamaktadırlar.
Mekik, yeni taşındıkları gezegene getirilmiştir ve heyecanla mekiğin olduğu bölgeye doğru giderler. Mekiğe doğru yaklaştıklarında, mekiğin yanında onları diğer boyuttan gelen birisi beklemektedir.
Diğer boyuttan gelen kişi, Alkım'dır. Alkım gizemli bir şekilde gülümser ve kızlardan Exa'ya yaklaşır. "Merhaba Exa, adını daha önce duydum. Sana önemli bir şey anlatmam gerekiyor," der. Exa şaşkın bir şekilde Alkım'ın anlattıklarını dinler. Alkım, Exa'ya, onun daha önce bulunduğu gezegenin aslında Dünya boyutundan gelen halkın yerleştirildiği bir gezegen olduğunu açıklar. Exa, büyük bir şaşkınlık içinde dinler.
"Yani biz aslında senin boyutundaki Dünya'dan mı geldik?" der.
Alkım gülümser ve başını sallar.
"Evet, Exa. Siz olmasanız da sizlerin ataları aslında dünyalı bir keşif gemisinden gelen insanlar. Yıllar önce buraya getirildiler ve siz yeni nesil, atalarınızın geçmişi hakkında hiçbir şey bilmiyorsunuz. İsterseniz sizi şimdi Dünya'ya geri götürebilirim."
Exa, bu habere son derece sevinir. Arkadaşı Akuji'yi yanına çağırır ve ona durumu anlatır. Akuji de Dünya'ya gitmek istemektedir. Atalarının geldiği yeri merak etmektedirler. Tarık durumdan haberdardır ve onlara gitmeleri için izin vererek belki ömürlerinin sonuna kadar bir daha ellerine geçmeyecek olan bu fırsatı değerlendirmelerine yardımcı olur. Alkım, Exa ve Akuji'yi mekiğe doğru yönlendirir. Mekik havada yavaşça yükselirken, Exa ve Akuji heyecanla Dünya'ya doğru yol almaya başlarlar.
Dünya gezegenine yaklaştıkça Exa henüz yeni tanıştığı ve sonrasında ayrıldığı gezegeni düşünür. Yanlış yapıp yapmadığından şüphelidir çünkü henüz ayrılmış olduğu gezegenin doğal yapısı Dünya'nınkinden kat kat üstündür. Alkım'ın anlattığına göre Dünya gezegeninde atalarının yaptığı acımasız savaşlar ve tabiatın dengesinin bozulması sonucu yaşama tutunabilen insanlar başka gezegenlerde yaşamaya mecbur kalmış ve Alkım'ın kaldığı boyuttaki insanlar böylece kendi galaksilerine yayılmışlar, başka galaksilerdeki canlılarla irtibat kurmuşlar ve en nihayetinde farklı boyutlarla da iletişimi sağlamışlardır.
Dünya gezegenine vardıklarında devasa şehirler görmeyi hayal eden Exa, büyük bir hayal kırıklığına uğrar. Defaatle farklı güvenlik tedbirlerinden geçtikten sonra Dünya yüzeyine ulaşırlar ve savaşlardan kalma zararlı radyoaktif maddelerden koruyan manyetik bir kürenin olduğu alana iniş yaparlar. Alandaki yapılar bir ve iki katlı binalardan oluşmaktadır ve Alkım'ın dediğine göre okyanusların dibine kurulu yapıları da kullanmaktadırlar.
Alkım kendine verilen bir görevi yerine getirmek için Exa ve Akuji'den ayrılıp farklı bir gezegene gider. Kalmaları için seyyar bir mekik konteynere yerleşen ikili, heyecanla Dünya'yı gezmek istemektedirler. Her bir manyetik kalkanın koruduğu yerleşim birimi şehir olarak adlandırılmaktadır ve Exa'nın Dünya tarihinden öğrendiği bilgilere göre bu alanlar gerçekte köylerden farksızdır.
Mekikten dışarıya çıkarken, gezegene girişte kendilerine verilen koruyucu damlalardan birkaç damla damlatırlar. Her ne kadar köy olarak adlandırılsa da mevcut yapılar yüzeyde bir veya iki katken, yerin altına doğru çok sayıda katları bulunmaktadır. Eskiden bozulan çevre şartlarına karşı binaların daha güvenli olacağını düşünmüşler ve bu şekilde inşa etmişlerdi. Alkım'ın dediğine göre yeni bina inşaatı durmuş ve insanlar çoğunlukla başka gezegenlere ve uzay platformlarına gittiği için yeni inşaatlara ihtiyaç da kalmamıştır. Dünya'da kalanlar, çoğunlukla ayrılmak istemeyen insanlardır; bunun bir nedeni de, Dünya'dan ayrılanlara çip takılıyor olmasıdır. Kaderin cilvesi olsa gerek, Exa ve Akuji'nin ataları kendilerine çip takmayı kabul etmiş ve Dünya'dan ayrılmışlardı fakat onların torunları olan Exa ve Akuji, bedenlerinde herhangi bir çip olmamasına rağmen, atalarındaki çiplerden bulaşan virüsten ötürü, hala üzerlerinde çip varmışçasına bir yaşam sürmektedirler.
Alkım onların Dünya'nın farklı yerlerini gezebilmeleri için bir mekik konteyner vermiş ve binalardan herhangi birine yerleştirmemiştir. Etrafı gezebilmek umuduyla dışarı çıkan iki arkadaşın tüm şehirde bulabildiği sadece kafe tarzı yeme içme mekanlarıdır ve bunların dışında gezebilecekleri hiçbir yer yoktur. Girdikleri kafelerde verilen içeceklerin kalitesi ortalamanın altındadır ve mekiklerindeki içeceklerin daha kaliteli olması nedeniyle mekiklerine binip farklı şehirleri gezmeyi denerler.
Gittikleri şehirlerde bulabildikleri her yere girip çıkarak vakit geçirirken beklenmedik olaylar ortaya çıkar. Vahşice katliamlar başlamıştır ve bir tanesi de kendi gözleri önünde gerçekleşmiştir. Şehir meydanında etrafı izlerlerken, hemen karşılarında bulunan iki kişi tartışmaya başlarlar ve biri diğerini silahla vurarak öldürür. Gezegene silah getirmek ve bulundurmak yasaktır. Katil, silahını ateşledikten sonra kaçmaya çalışırken etrafındaki insanlara da çılgınca ateş etmeye başlar; birçok kişi ya ölür ya da yaralanır.
Exa'nın aklına, atalarının hikayelerinde anlattığı o parlak Dünya gelir — hiç bu değildi. Akuji'nin elini sıkıca kavrar, ikisi de tek kelime edemeden meydandan uzaklaşıp soluğu farklı bir şehirde alırlar. Fakat felaketler zinciri peşlerini bırakmaz ve bulundukları şehirde yine bir kavga sonucu insanlar öldürülür. Her yeni şehirde aynı kâbusla karşılaşmak, ikisinde de bu gezegenden bir an önce kaçma isteği doğurur — ama kaçacak hiçbir yerleri yoktur.
Kısa sürede çok sayıda şehir gezen Exa ve Akuji, sık yer değiştirmeleri nedeni ile yetkililerin dikkatini çekerler ve ölümlerin potansiyel suçlusu olarak aranmaya başlarlar. Yakalanıp hapse atılmaları uzun sürmez.
Exa ve Akuji, hapishanede mahsur kaldıklarında çaresizlik içindedirler. Soğuk hücrede, evlerinden bu kadar uzakta olduklarını hiç bu kadar net hissetmemişlerdir. Atalarının izini sürmek isterken, Dünya'da nasıl hayatta kalacaklarını bilemez duruma gelmişlerdir. Yaşadıkları umutsuzluğun içinde, Darcy ile iletişime geçmeye karar verirler. Exa ve Akuji yattıkları hapishanede uykuya dalıp Darcy ile iletişime geçerler ve ondan yardım isterler. Darcy, Exa ve Akuji'den gelen mesajı alınca, hemen harekete geçer ve diğer boyuttaki Dünya'ya ulaşır. Yeni yeşermekte olan özel yeteneklerini kullanarak hapishanenin karmaşık güvenlik sistemini aşar. Bilgisayarları ve elektronik kilitleri kırmak, Darcy için çocuk oyuncağından farksızdır. Exa ve Akuji'yi hapishaneden kurtarınca, hemen Alkım'a doğru yola çıkarlar. Alkım'a ulaştıklarında, yaşadıkları garip olayları anlatmaya başlarlar.
Alkım, üç arkadaşın anlattıklarını dinledikten sonra, yetkilileri ikna etmenin zaman alacağını düşünür. Çünkü Darcy, yeni kazandığı yeteneklerle arkadaşlarını hapishaneden kaçırmıştı. Bu, yetkililerin kabul etmekte zorlanacağı büyük bir sorundur.
Böyle bir durumda, onlara göre üst düzey güvenlikli bir hapishaneden, genç yaşta bir kız çocuğunun elini kolunu sallayarak tüm güvenliği aşabilmesini ve arkadaşlarını kurtarabilmesini anlatmak, belki de Alkım'ın hayatında şimdiye kadar karşılaştığı en büyük zorluk olacaktı.
Bu nedenle, onları alıp, yaşadığı ve dövüş eğitimi aldığı gezegene götürmek, ona daha mantıklı gelir. Exa, atalarının izini bulmadan Dünya'dan ayrılmanın hüznünü içinde hissetse de, Akuji'nin de aynı şeyi düşündüğünü fark eder ve şimdilik bu topraklardan uzaklaşmanın en doğrusu olduğunu kabul eder. Alkım, arkadaşlarıyla birlikte, kısa sürede Dünya'dan ayrılır ve kendi gezegenine doğru yola çıkar.
Hikâye devam edecek.
Bu Serideki Diğer Hikayeler
- • Bölüm 2: Kızıl Ufuk Işık (Seçili)
- • Bölüm 1: Kızıl Ufuk Işık